|
Administrator tarafından yazıldı
|
|
Pazar, 31 Mayıs 2009 11:29 |
|
Karşılaştığımız manzara karşısında hayretlerimizi de gizleyemedik desek yalan olmaz. Hoşumuza da gitmedi desek yalan olur. Eski lise yıllarımızı hatırladık adeta.  İçeride bırak ders çalışmayı orada oturanların çoğu belki de birbirlerinin sesini bile duymuyorlardı. Ferdi Tayfur’dan hemen sonra Müslüm Gürses ve hemen akabinde Orhan Gencebay’ın şarkıları çalıyordu. Gittik kendisiyle biraz konuşmak istediğimizi söyledik, o da bizi kırmadı ve  kendisiyle biraz konuştuk. Genç arkadaşımızın ismi Sefa Erzincanlı’ymış. Kendisi 3 Temmuz Lisesi’nde 11 sınıf öğrencisiymiş meğer. Kendisine yerin yok mu burada ders çalışıyorsun diye sorduk: ‘hayır’ dedi. Tabiî ki var.Ben sayısal öğrencisi olduğum için müzik dinleyerek ders çalışmak daha iyi oluyor ve bu şekilde dersleri daha iyi anlıyorum’ dedi. Daha sonra Sefa’ya kolay gelsin dedik ve oradan ayrıldık.
                                              31.05.2009 araştırma haber /CESİM İLHAN |
|
Son Güncelleme ( Pazar, 31 Mayıs 2009 11:52 )
|