Erzurum Kültür, Sanat, Siyaset Gazetesi

Erzurum Kültür, Sanat, Siyaset Gazetesi

Yazarlarımız

Muammer Cindilli
Muammer Cindilli
M. Çetin Baydar
M. Çetin Baydar
Vedat EÄŸilmez
Vedat EÄŸilmez

EKONOMİ

doviz_imkb_altýn_erobond-joomlatime.com
Dış Cephe Giydirmeleri ve Mimari PDF Yazdır e-Posta
Administrator tarafından yazıldı   
Çarşamba, 07 Temmuz 2004 09:54


   Avrupa ve Amerika da neredeyse yüzyıllık bir tarihi olan 'Dış Cephe Giydirme' yöntemiyle oldukça ilginç bir inşaat ve imar çabası dikkati çekiyor ne zamandır…
Günümüzde özellikle şehirlerde dış cephe giydirme sistemiyle pek çok yapının yenileşme çabası  içinde olduğu dikkat çekiyor. Öyle ki, giydirme cephe dendiğinde teknik anlamda farklılaşsa bile herhangi bir  vatandaştan, işverenlere, firma sahiplerinden mimarlara herkesin aklında farklı şeyler canlanabiliyor.

Bilindiği kadarıyla; 1900'lü yılların başından itibaren ilk olarak  Bauhaus'ta uygulanan bir tarz olarak  giydirme cepheler, zaman içinde hem teknik hem de kullanım olarak oldukça değişik bir sürecin ürünü olmuş.Teknik anlamda uygulanan hangi yapı olursa olsun, genel olarak, bina için taşıyıcı fonsiyonu olmayan cephe sistemi anlamına gelen giydirme cephelerin ilk örnekleri, modernist ve sanatsal arayışlarla hayatı kolaylaştırmak anlamındaki hareket dahilinde bütün yapılar için uygulanması tasarlanan ve daha  cam cepheler oluşturarak eskiyi ve yıpranmış olanı gizleme ve yeni bir görüntü elde etme arayışı şeklinde ortaya çıktı.
İlk uygulama biçimlerinde sadece bir görüntü elde etme çabasından çok; içeriye daha fazla ışık ve hava girmesi, böylelikle iç mekan kalitesinin yükseltilmesi temeline dayanan bu yaklaşım ile döşemeden döşemeye tamamen camdan oluşan cepheler uygulana uygulana giderek bir bakıma modern mimarlığın da en önemli değişim ve uygulama biçimlerinden biri  haline geldi.


Bununla beraber her ne kadar güneş kontrolü ve klimatizasyon konularında bazı aksaklıklar ve güçlüklerin ortaya çıkmasına da neden olduysa da  cam cephe giydirme uygulamaları bu dönemden başlayarak batılı anlamda mimarlığın çehresini değiştirdi bile diyebiliriz…

Bu cam cephe giydirme cephelerin zaman içinde çeşitlenen ve zenginleşen özel uygulamaları bir yana resmi anlamdaki ilk örneği, San Fransisko'daki Hallidie Building olarak kabul ediliyor (1917-18). Bununla beraber; yine batılı anlam da 1949-50 yılları arasında demokrasi içerimli pek çok tartışma ile beraber gündeme gelen arayışlar sonucunda inşa edilen cam cephe giydirme uygulamasının saydamlık ve sosyal demokrasi fikirleri ile birlikte  gündeme gelmiş olması ve örneğin ilk resmi cam cephe giydirme  uygulmasının New York'daki Birleşmiş Milletler Merkez Binası oluşu ise hayli ilginç ve düşündürücü bir içerik taşıyor.

Yaklaşık 2o yıl süren bu tartışmalı gelişim sürecinden sonra; 1970'li yıllara gelindiğinde alüminyum profillerin giydirme cephelerin taşıyıcı ızgaralarında kullanılmaya başlanmasıyla, sonsuz denebilecek çeşit ve varyasyonda üretim olanakları ortaya çıkması ise uygulamayı oldukça farklı boyutlra taşımış… Ucuz ve yüksek işlenebilirliği olan bir malzeme olan alüminyumun giydirme cephelerde diğer malzemelerin yerini alması sonucu, bu sistemlerin maliyetlerinde hatırı sayılır düşüşler olmuş ve  kullanımı da buna bağlı olarak yaygınlaştıkça yaygınlaşmış.

Giydirme cephe sistemlerinin Türkiye'ye gelmesi  batı ülkelerindeki gibi eşzamanlı ve hızlı bir başlangıç yapmadıysa da, yaygınlaşması çok uzun sürmedi.


70'li yılların sonuna doğru Türkiye de de başta metropol şehirler olmak üzere özellikle özel sektör çevrelerinde pek çok  örnekleri görülmeye başladı. Bilinen ilk örneklerinden biri, İstanbul Balmumcu'daki Cam Han (1979), bugün hala kullanımda.
CAM CEPHE GİYDİRME UYGULAMASI NEDİR?
Günümüzde çok çeşitli yöntemlerle, farklı teknik özelliklere sahip birçok versiyonu üretilen giydirme cepheler genel olarak binanın taşıyıcı sistemine dıştan tespit edilen (alüminyum) bir ızgara ile bu ızgara sisteme takılan panellerden oluşuyor. Bu paneller, işlevin gerektirdiği şekilde saydam ya da opak, hareketli ya da sabit yüzeylerden oluşabiliyor. Işık geçirmesi gereken ve pencere işlevi yüklenen kısımlar sadece camdan; dış duvar işlevini yerine getirecek olan opak kısımlar ise cam, metal, asbestli çimento levha, plastik, doğal ve yapay taş vb. paneller ile değişik yalıtım katmanları ve iç yüzey kaplama malzemesinden meydana geliyor.
İngilizce'de "giydirme cephe" sisteminin genel tanımı olarak "cladding wall" deyimi kullanılmaktadır. Ancak "cladding wall" genellikle tüm asma cepheleri ifade ettiği için, hafif asma giydirme cephe sistemlerini tanımlamakta, Türkçe'ye "perde duvar" olarak çevrilen, "curtain wall" deyimi daha çok kullanılmaktadır. Giydirme cepheler, isimlerini aldıkları perdeler gibi hafif, duvarlar gibi kalıcı ve hareketsizdirler. Taşıyıcı olmayan her türlü duvarı, bir tür giydirme yüz olarak nitelendirmek mümkündür. Binanın dış kabuğunu oluşturan giydirme cephe, cam panellerden oluşan ve dış mekanla görsel bağlantıyı sağlayan vizyon kısım ile opak ya da cam panellerden oluşan spandrel kısım adı verilen parapet bölgesinden oluşmaktadır.


MİMARSIZ VE KONTROLSÜZ MİMARİ Mİ?...
Bu çeşitlilik ve esneklik giydirme cephe sistemlerinin uygulanmasını yaygınlaştırırken beraberinde kontrolsuz uygulamaları da getiriyor. Ülkemizde zaten yaygın olan mimarsız yapısal çevre oluşumu için elverişli bir alternatif olarak rağbet görüyor. Hem malzemenin ucuzluğu hem de mimardan koparılan birkaç kuruşun hesabı ile küçük bütçeli firma sahipleri, bina yaptırabiliyor, mevcut binalarını "modernize" edebiliyorlar. Özellikle bu ikincisi, yani mevcut binaların daha "modern" ya da "prezentabıl (!)" bir karakter kazanması için yol tarafındaki tek cephesine uygulanan giydirme cepheler yol boylarında ilginç manzaralar oluşturuyor. Daha çok aynalı cam giydirmelerle erişilmeye çalışılan bu seçkinlik ifadesi mevcut binanın plan şeması ve dolayısıyla cephe düzeninden bağımsız olarak uygulanabildiğinden çoğu zaman mimari bir yaklaşımla değil, malzeme üreticisinin öngörüsüne göre şekilleniyor.

Giydirme cephe sistemlerinin menşei göz önüne alındığında, taşıyıcı sistemden bağımsızlık bakımından tutarlı fakat iç mekanda yarattığı etki bakımından son derece çelişkili örnekler sergileyen bu yapılar, Tükiye'nin neresine giderseniz gidin, yoğunluğu değişen fakat niteliği değişmeyen bir homojenlikle uzayıp gidiyor.

Bugün için başta Avrupa ve Amerika ülkeleri olmak üzere; pek çok anlamda kontrol ve düzenleme eksenli bir imar ve mimari tartışmasıyla beraber gündeme gelen ve en başta da mimari- sanatsal endişeleri fazlaca dikkate almayan giydirme cephe uygulamalarının Ülke'nin her yerinde alışkın olduğumuz gidişatına benzer bir gelişimini de Erzurum' da yaşıyoruz.


Elbette daha en başında mimariyi ve bir meslek olarak mimarlarımızı bir kenarda bırakan bu uygulamaya da öncelkile mimarların söylemesi ve katması gereken pek çok hususun olduğuna inanıyor, ancak yine bu anlamdaki mimari suskunluğu anlamakta güçlük çektiğimizi de eklemek istiyoruz…
Öyle görünüyor ki, şehir olarak yeni yeni tanımaya başladığımız bu cam cephe giydirme uygulaması daha uzun süre devam edeceğe benziyor ve başta da söylediğimiz gibi bu  uygulamanın faydalarını şehre ve şehrin imarına katkılarını ve sakıncalarını da herkesten iyi bilmeleri gereken konunun uzmanlarının ciddi katkılarda bulunmaları gerekiyor..


                                                                                                                                                      Şahin Torun

 

Son Güncelleme ( Pazar, 02 Kasım 2008 19:28 )
 
 
Joomla 1.5 Templates by Joomlashack
Gazeteler