|
        Erzurum Şeker fabrikasında             çalışan Geçici İşçilerin Kadro                 ve geçim sıkıntısı…  Bilindiği üzere mevcut hükümetin geçici işçileri kadroya alma yönünde 2006 yılından buyana yaptığı çalışma sonuç vermişti ancak sadece ve sadece 2006 yılında 180 işgünü çalışmışlığı olan geçici işçilerkanunun yürürlüğe girmesiyle kadrolu işçi olunca, 2006 yılında 179 iş günü olsa dahi 180 işgününü tamamlayamayan geçici işçiler bu yasadan yararlanamamıştı. Söz konusu kanun, İl özel idareleri, belediyeler, bunların kurdukları veya üye oldukları mahalli idare birlikleri ile müessese ve işletmelerinde (Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş olan şirketler hariç) ve belediyelerin bağlı  kuruluşlarında, 2006 yılı içerisinde usulüne uygun olarak vizesi yapılmış geçici iş pozisyonlarındatoplam 6 ay ve daha fazla süreyle çalışmış olan geçici işçiler ile 31.12.2006 tarihine kadar 6 ay ve daha fazla süreyle çalışmış olma şartını yerine getirebilecek olan geçici işçileri (6 ay ve daha fazla sürelerde istihdam edilseler dahi, fiilen mevsimlik, kampanya ve orman yangınıyla mücadele işlerindeçalışanlar ile bu işlerde geçici işçi olarak geçirilen süreler hariç) kapsamıştı.. 2005 veya 2006 yıllarında aynı şartlarda çalışıp da askerlik, doğum veya sağlık kurulu raporuyla belgelendirilen sağlık sorunları sebebiyle iş sözleşmeleri askıda kalanlar da bu fıkra kapsamında değerlendirilmişti. Hükümetin çıkardığı yasa ile 2006 yılında 180 iş günü çalışmışlığı olan geçici işçileri kadrolu işçi yapmasının ardından 2006 yılında 180 iş günü çalışmışlığı bulunmayan geçici işçiler artık hükümetin bu mağduriyetlerini giderici yeni bir yasa çıkarmalarını ve kendilerini de kadrolu işçi yapmalarını istiyor.
        Erzurum Şeker Fabrikası'nda geçici işçi olarak çalıştırılan işçiler Hükümetten kadro talebinde bulundu. Aralarında 30-35 yıldır çalışmalarına rağmen emeklilik hakkı kazanamayanlarında bulunduğunu belirten işçiler, "Mezarda emekli olmak istemiyoruz" dediler. İşçiler yıllarca geçici işçi olarak çalıştıklarını ve bir türlü kadro alamamanın sıkıntısını çektiklerini dile getirdiler. Erzurum'daki Şeker Fabrikası'nda geçici işçi olarak yılın 4 ayı çalışan işçiler, Gazetemiz Yeni Doğu'ya gelerek kadrolu çalışma taleplerini dile getirdiler. Yılda 6 ayın altında çalıştıkları için kadro hakkı kazanamayan işçiler, konuyla ilgili Anayasa Mahkemesi'nde süren davanın 2 yıldır sonuçlandırılmamış olmasına tepki gösterdiler. Hükümetin seçimlerden önce kendilerine kadro sözü verdiğini belirten işçiler, hükümetin sözünü tutmasını istediler.         İşçiler, üyesi oldukları Şeker-İş yöneticilerinden de gereken desteği göremediklerini ifade ettiler. Erzurum Şeker Fabrikası'nda çalışan Halit METİN, yılda en fazla 120 gün çalıştıklarını, kalan 8 ay işsiz kaldıklarını belirterek, iş aramaya çalıştıklarında da "siz geçici işçisiniz" denilerek kendilerine iş verilmediğini anlattı. Aynı fabrikada çalışan Kadir KARADENİZ de, "20 sene çalıştık. Bir 20 yıl daha çalışsak, sigorta primleri emekli olmamıza yine yetmiyor. Biz ne zaman emekli olacağız" diye konuştu. Geçici işçi olarak çalışan Zinnur KAÇAN ise, 4 aylık ücretle geçinmeye çalıştıklarını, kömür bile alamadıklarını söyledi. Sosyal yardım istediklerinde geçici işçi olarak gözüktükleri için yardım alamadıklarını belirten KAÇAN, "Başbakan ihtiyacı olana kömür vereceğiz dedi. İhtiyacı olanlar işteburada" dedi. Toplanan işçiler adına konuşan Mahmut Celal ÖZMEN, 180 iş günü çalışan bütün kamu işçilerine sürekli işçi kadrosu verildiğini kendilerinin ise bu konuda mağdur olduklarını kaydetti. Siyasi desteği olanların çok kolay kadro alabildiğini iddia eden ÖZMEN, "Sadece 2006 yılı neden şart koşuldu? Yıl içinde 10 ay, 11 ay çalıştığımız dönemler de oldu. 2006 yılında 180 günü doldurmadık diye kadro alamadık. Geçmiş yıllardaki çalışmışlığımız hiçe sayıldı. Mağduriyetimiz hat safhadadır. Hükümetin, bu mağduriyetimize çözüm bulacağını umut ediyoruz. 30 bine yakın geçici işçinin gözü kulağı, her şeyi kadro verileceğine yönelik olumlu bir haber alma beklentisindedir. 2006 yılında 180 işgünümüz yok ama kadro bizim de hakkımız. Bizler de bu memleketin birer ferdi olarak ülkemizin ekonomisine, üretime katkıda bulunan işçileriyiz. Kamu işletmelerinde görev zararından söz edilerek özelleştirme yolu tercih ediliyor. Bizler fabrikalarda üreterek, alın teri ile kazanmak istiyoruz. Odun, kömür yardımı alarak devletimize yük olmak istemiyoruz. Bir insan iş hayatı boyunca 25 yılda ortalama 75 kez işten çıkarılma stresiyle nasıl bir psikolojik hayat sürebilir " dedi. BU HALİMİZLE MEZARDA BİLE EMEKLİ OLAMAYACAĞIZ…             Erzurum Şeker Fabrikası'nda "muvakkat işçi" diğer bir ifadeyle "Kampanya işçisi" olarak çalışan Tayyip Bey'in ifadesiyle "geçici işçiler" Pancar işleme döneminde (Pancar kampanyası) iş başı yapıyor; çıkan pancarın miktarına göre 40 gün veya 60 gün gibi bir süre ancak çalışmaya devam edebiliyorlar. Pancarın bitmesiyle birlikte de bütün geçici işçilere çıkış veriliyor. Sözleşmede 120 gün çalışma hakkı bulunan geçici işçiler ise daha sonra yıl içerisinde herhangi bir ayda 120 günü tamamlamak maksadıyla tekrar çalıştırılmak üzere çağrılıyorlar.. -2006 yılında 6 ay çalışan geçici işçilere Başbakanın talimatıyla kadro verilme imkânı getirilmişti. 2007 yılında bu tasarı yasalaştı. Adamı olanlar bir şekilde 6 aylık çalışma şartlarını değişik yollarla sağlayarak kadrolu hale getirildi. Adamı olmayanlar ise bir şekilde bu şartları sağlayacak bir konuma getirilmeyerek bu imkândan muaf tutuldu. Aynı şartlarda ve imkânda çalışılıyor olmalarına rağmen hiçbir artı özellik aranmaksızın bir kısım geçici işçinin kadro alması bir kısmının ise sadece çalışma süreleri bahane edilerek kadro verilmemesi adaletsizliktir. İşverenlerin ve bir takım siyasi kişilerin bu tasarıyı önceden haber almaları veya bu tasarı için sinsice  çalışmaları yandaşlarını avantajlı çıkaracak bir takım işler yapmalarına imkân sağlamıştır. İşin sonunda bir bakıldı ki bir takım çevrelere yakın insanların durumu aranan şartlara uygun hale gelmiş diğerlerinin ki ise bundan bilinçli bir şekilde uzak tutulmuştur. Böylece adil bir kadrolaşma olmamıştır. Ayrıca daha önceden verilen sözler ve vaatler böyle değildi. Geçici işçi lafı bile duyulmayacak diyenler bu maksatla getirmiş oldukları yeni uygulamalarla yasalarla bu durumu daha içler acısı hale getirmiş oldular. Abubekir Özmen: 24 yıldır çalışıyor. 9 yıl sigortalı görünüyor. İsrafil Bayram: 24 yıldır çalışıyor. 6 yıl SSK'lı görünüyor. Kadir Karadeniz: 21 yıldır çalışıyor: 6 yıl SSK'lı görünüyor.  Yusuf Karakaya: 13 yıldır çalışıyor: 1340 gün SSK'lı görünüyor.  M. Celal Özmen: 20 yıldır çalışıyor. 2300 gün SSK'lı görünüyor. Halit Metin: 24 yıldır çalışıyor. 6 yıllık SSK'lı görünüyor. Ferit Türkoğlu: 22 yıldır çalışıyor. 6 yıllık SSK'lı görünüyor. Zinnur Kaçan: 22 yıldır çalışıyor. 6 yıllık SSK'lı görünüyor.          -Başbakan "ben geçici işçi istemiyorum" demişti. Verdiği talimat doğrultusunda çıkan taslak sonucunda da ilgili yasa çıkarılarak uygulamaya geçildi… En son gelinen durum ise Başbakanın bu sözünden ancak Türkiye'deki geçici işçilerin 4/3 ünün faydalandığı ve kalan 4/1lik kısmıni faydalanamadığı gerçeğiydi…Sonuç olarak 218 000 kişi kadro alırken 26 000 kişi bu imkandan faydalanamayarak kadro alamamıştı…        -Doğuda bir insan 4 ay çalışarak bir aileyi geçindiremez. Öte yandan bu 4 ayda sürekli çalıma imkânı bulunmamaktadır. 40 gün sonra tekrar alınmak üzere çıkış verilmektedir. Tekrar girişin ne zaman yapılacağı da belli olmamaktadır çoğunlukla…        -Mevsimlik işçiler fabrikada akla gelebilecek her işte çalıştırılıyor. Kadrolu işçilere reva görülmeyen bir sürü işte geçici işçilere yaptırılıyor.       -Aylık 1200 YTL civarında para alıyoruz. 4 ay sonunda elimize geçen para 4800 YTL. Bu parayla da 1 yıl geçinmemiz gerekiyor.       -Geçici işçilerden kadrolu alımlar olmadan önce bazen 11 ay bazen 7 ay gibi uzun süreli çalışma imkânları da bulabiliyor olmamıza rağmen bu alımlar yapıldıktan sonra çalışma süreleri iyice kısılmıştır. Yıl boyu sağlık hizmetlerinden faydalanabilmek için asgari çalışma süremiz dışında çalışma imkânı bulamıyoruz. O süre de 120 gündür.       -Bağlı olduğumuz sendika bizi temsil etmede ve sesimizi duyurma noktasında oldukça başarısız kalıyor. Bu durum böyle devam ederse fabrikada çalışan geçici işçiler olarak toplu istifaya gitmeyi düşünüyoruz. Yeni sosyal güvenlik yasası bizi SSK' dan Bağkur'a aktardı.        -Bizim bu çalışma süreleriyle emekli olmamıza imkân yok. 5600 iş gününü doldurma imkânı yok. Sağlık hizmetlerinden faydalanma için gereken pirim gün sayısının 120 den 90 güne indirilmesi de bizim çalışma sürelerimizi daha da aşağı çekiyor. -4 ay çalışarak bir işçi geçimini sağlayamaz.        -Geçici işçilere kadro verilirken adil kıstaslar getirilsin.        -Şeker fabrikası ETSO'ya bağlı; Bu odadan sorunlarımıza yönelik bir açıklama duymamış olmamız ise esef vericidir…        -Şeker fabrikası özelleştirme idaresi tarafından 6 ay içinde özleştirilmek üzere harekete geçmiştir. Bu durumda geçici işçilerin durumunun ne olacağı hususuna bir açıklama getirilmedi resmi ağızlardan.        -Fabrikadan çıkış verildiği zaman zarfında İş Bulma Kurumu'nun sunduğu imkânlardan faydalanmak için bu kuruma başvuramıyoruz. Bizden işten çıkarılma yazısı istiyor.        -Başka bir özel işletmede çalışma imkânımızda yok. İş arayan işletmeler durumumuzu öğrendiğinde fabrikanın bizi çalıştıracağı süreyi kabul etmeyerek işe almıyorlar.         -Durumumuz oldukça zor. İşçilerin baktıkları kişi sayısı en az 6 kişi. Çocukların okul masrafından tutun basit mutfak masraflarını bile karşılayacak durumumuz kalmadı. Bize verilen sözlere inanarak bu işe sebat gösterdik. Yalan olduğuna inanmak istemiyoruz. Yeşil kartı olanların imkânlarına bile özenecek haldeyiz. Yeşil kart bile verilmiyor bize.  Haber / YENİ DOĞU  |